Faik Yeni
Faik Yeni
Faik Yeni
Faik Yeni

 

KALECİK

Kalecik, Ankara’ya 65 km., Ankara-Çankırı karayoluna 5 km. uzaklıktadır. İlçenin 3 km. güneyinden Kızılırmak nehri geçer. Batısında İdris dağı bulunur. İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 725 metredir. İlçe halkının geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve ticarettir. Sanayi gelişmemiştir.

Kalecik deyince akla gelenler:

Kalecik Karası Üzümü: Kalecik Karası Üzümü dünyanın en lezzetli aromasına sahiptir. İhraç ürünü olan kalecik karası üzümleri, Fransa’da yapılan yarışmalarda, 3 kez birincilik almıştır. Bu üzüm cinsi bugün ülkemizin en önemli kırmızı şaraplık üzümüdür. 3 yıl içinde ürün vermeye başlar. Buna bağlı olarak da kalecik ve çevresinde, sürekli yeni bağlar kurulmaktadır.

Kalecik Kalesi: Kalenin ilk defa, MÖ.275’lerde, Galatlar tarafından yapılmaya başlandığı ve daha sonra Romalılar tarafından onarılarak kullanılmaya başlandığı sanılmaktadır. Osmanlılar zamanında onarım görmüştür. Kale, ilçenin ortasındaki, 150-160 metre yüksekliğindeki bir sarp kayalık üzerine kurulmuştur.

Kızılırmak Köprüsü: İlçenin 6 km. güneyinde, Kalecik-Kırıkkale karayolunun kenarında, Kızılırmak üzerinde kuruludur. 1990 yıllarına kadar, Kızılırmak üzerindeki tek geçit yeri olarak bu köprü kullanılmıştır. Köprünün Selçuklular döneminde, 13. yüzyılda yapıldığı sanılıyor.

Tabakhane Camii: Kalecik kalesinin kuzeybatı eteğindedir. Cami günümüze kadar sağlam olarak gelmiştir. Caminin 1907-1909 yılları arası yapıldığı tahmin edilmektedir.

Büyük (Hasbey) Cami: Cami yangın sonucu hasar gördüğü için 1962 yılında, yeniden yapılmıştır. Cami, İsfendiyar Oğullarından Has Bey tarafından, 14’ncü yüzyılda yaptırılmıştır.

Şehsuvar Camii: Şehsuvar Bey 15.yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet zamanında bu bölgede yaşamış ve bu camiyi yaptırmıştır.

Kazancı Baba Türbesi: İlçe merkezinde, Ahi Kemal mahallesindedir. Türbenin Fatih Sultan Mehmet’in tüfekçi başısı, Kazancı Baba’ya ait olduğu ve 15.yüzyıldan kaldığı söylenmektedir.

Hükümet Binası: İlçenin gösterişli binalarındandır. 1904 yılında yapılmıştır.

Millî mücadele yıllarında, Hükümet Konağı, cephede yaralanan askerlerin tedavisi için hastane haline getirilmişti.

Askerlik Şubesi: Üç bloktan oluşan bu binaların 1915-1923 yılları arasında yapıldıkları tahmin ediliyor. İstiklal Savaşı sırasında, İnebolu yoluyla İstanbul’dan gelen cephane, yiyecek ve giyecekler, Haymana cephesine sevk edilmeden önce bu binalarda depolanıyordu.

 

 

Druckversion Druckversion | Sitemap
© FaikYeni